Hastane Dergisi’nin bu sayısında yayımlanan “kamu hastane birliklerinin idari teşkilatımızdaki yeri” konulu makalemizde de belirttiğimiz üzere, birlikler kamu tüzel kişiliğini haiz Bakanlığın ilgili kuruluşu statüsünde kurumlardır. Birliklerin hukuki statüleri açısından tasarı genelinde bakıldığında, tasarı usulüne ilişkin olarak söylenecek çok fazla şey olmadığını düşünmekteyim.
Sağlık kurumları yönetimi yüksek lisans eğitimi almış bir hukukçu olarak tasarıya bakış açımın diğer hukukçulardan farklı olması ihtimalini de sizinle paylaşmak isterim. Ancak tasarıda hemen dikkatimi çeken bir konu, tasarının 3. maddesinin 2. fıkrasının b) bendinde, daha önce (tasarının 2. maddesinin 11. bendinde) birliğin yürütme organı olarak belirtilen genel sekreterliğin görevleri arasında denetleme fonksiyonunun da bulunmasıdır. Kurumlarda yürütme ve denetleme fonksiyonlarının aynı organda olması, hem işleyişin tarafsız olarak sağlanması hem de demokratik ve faydalı çalışmalar yapılması açısından uygun görülmemektedir. Zira, yürütme organının, planlayıp uygulamaya koyduğu icraatlarını, kendisinin denetlemesi durumunda, tam bir denetim gerçekleşemeyeceği gibi icraatların başarısı da azalacaktır.
Ayrıca, tasarının 4.maddesinin 11. fıkrasında; sözleşmeli olarak istihdam edilecek (md.4/6 ya göre 506 sayılı kanuna tabi olacak) personelin, belli sürede bitirilmesi gereken işler söz konusu olduğunda, normal çalışma saatleri dışında veya hafta tatili ve resmi tatillerde de çalışmak zorunda olduğu ve bu çalışmaların karşılığında herhangi bir ek ücret ödenmeyeceği belirtilmektedir. Kanaatimizce bu durum hakkaniyete, işçi ve çalışan haklarına uygun değildir. Personeli devlet memuru statüsünden çıkararak güvencelerini azalttıktan sonra, bu şekilde emeğinin karşılığını vermeden çalıştırmak Anayasa başta olmak üzere diğer uluslararası ve ulusal hukuki düzenlemelere aykırı olacaktır kanısındayım.
Benim açımdan tasarının en can alıcı noktası, hastane birliklerinin tüzel kişiliğinin olmasıdır. Çünkü tıbbi hata davalarına bakan bir avukat olarak, Bakanlık Hastanelerinde oluşan tıbbi hataların yargılama sürecinde, tıbbi hata yapılan hastanenin tüzel kişiliğinin olmaması nedeniyle sorunlar yaşıyorduk ve Bakanlığa karşı dava açmak zorunda kalıyorduk. Bu nedenle yargılama usulü yavaş işliyordu. Bakanlık haklı olarak durumu hastaneye sorduğundan süreç çok uzuyordu. Ancak bu tasarının yürürlüğe girmesiyle tıbbi müdahaleden kaynaklanan davalar birliklerin taraf ehliyeti olduğundan, kamu tüzel kişiliğini haiz birliklere karşı açılabilecek, yargılama süreci daha hızlı işleyecek, hakkaniyete uygun kararlar daha çabuk verilebilecektir kanısındayım.
Tasarı’da Birliğin organları tarif ediliyor ancak böyle bir yapılanmada, organlar arasındaki işbölümünün net olmadığı, girift bir ilişki olduğu söylenebilir. Zira, tasarının 2. maddesinin 3. fıkrasında “Birliğin organları yönetim kurulu, genel sekreterlik ve hastane yöneticiliklerinden oluşur. Yönetim kurulu, birliğin en üst karar organıdır.” denildikten sonra; aynı maddenin 7. fıkrasında yönetim kurulunun ayrı bir sekreteryası olmadığı ve genel sekreterlik tarafından sekreterlik işlerinin yürütüleceği belirtilmiştir. Tasarının 4. maddesinin 4. fıkrasına göre genel sekreteri işe yönetim kurulu almaktadır. Bu hükümlerden genel sekreterin yönetim kurulunun bir çalışanı olduğu izlenimi çıkmaktadır. Ancak, aslında genel sekreterlik ayrı bir organdır ve bünyesinde tıbbi hizmetler başkanlığı, idari hizmetler başkanlığı, mali hizmetler başkanlığı şeklinde üç başkanlığı bulundurur.
Yine aynı maddenin 11. fıkrasında genel sekreterliğin birliğin yürütme organı olduğu belirtildikten sonra birliğin en üst yöneticisinin ve tüzel kişiliğin temsilcisinin genel sekreter olduğu belirtilmektedir. Zira genel sekreter yönetim kurulunun bir parçası değil sekreteridir. Tasarının bazı maddelerinden sanki genel sekreterlik ayrı bir organ değilmiş gibi algılanmaktadır. Yönetim kurulu başkanının birliğin yönetiminde ya da temsilinde bir görevi bulunmamaktadır. Üstelik bütün birliği, genel sekreterlik bünyesindeki başkanlıklar ile beraber genel sekreter yönetecek şeklinde anlaşılmaktadır.
Sonuç olarak gözümüzden kaçan hususlar olabileceğini de belirterek, birlik organlarının , yapılanmasının, görev ve yetkilerin tasarıda karışık şekilde ele alındığını söylemek mümkündür. Bu şekilde hayata geçirilmesi halinde ya idarenin düzenleyici işlemleri ile açıklayıcı hükümler getirmesi gerekecek, ya da uygulamada oluşan sorunlar çözülene kadar karışıklıklar olacaktır.
Birliklerin hukuki statüsünü anlatırken de belirttiğimiz gibi merkezi idarenin kamu kurumlarının yönetimlerinde söz sahibi olması konusu, diğer kamu kurumlarında da gözlemlenen bir durumdur.
Tasarıda sağlık çalışanlarının tamamen devre dışı bırakıldığını düşünmüyorum. Zira yönetim kurulu üyeleri seçilirken işletme, iktisat maliye konularında uzman kişilerin ağırlıklı olması sağlık yönetiminde temel olan konular açısından normal bir durumdur. Üstelik 3 tane yönetim kurulu üyesi sağlık çalışanıdır (tasarı md.2/3-ç,d,f). Sağlık ve hastane yöneticileri de sağlık çalışanı statüsündedir. Kanaatimce, belirli bir sağlık mesleği eğitimi almış ve o alanda uzmanlaşmış kişilerin (örneğin uzman doktor, hemşire, tıbbi sekreter gibi) hastane yönetiminde kullanılması zaten çok uygun olmayan bir durumdur. Bu nedenle sağlık çalışanlarının uzmanlık alanlarında çalıştırılmaları ve hastane yönetimi konusunda da yönetim eğitimi almış kişilerin çalıştırılması kamu hizmetinin en iyi şekilde verilmesi açısından daha uygundur. Nitekim tasarı genelinde de hizmetleri ehil kişilere gördürme çabası gözlemlenmektedir.
Tasarı oldukça fazla konuyu detayları ile belirlemektedir. Bu nedenle tasarının madde madde incelenmesi geniş bir rapor gerektirmektedir. Ancak genel çerçevede benim görüşlerim bu şekildedir. Tasarıda bence daha temel konular daha geniş çerçeve ile ele alınmalı ve ayrıntılı düzenlemeler, yönetmelikler ya da diğer alt kademe hukuki düzenlemelerle yapılmalı idi. Ayrıca bu pilot uygulama sırasında da bir çok sorunun tespit edilip, çözümler bulunacağını düşünmekteyim. Umarım hepimiz için faydalı bir uygulama olur.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)



0 yorum:
Yorum Gönder